Hayal Bilgisi Dergisi: 7. Sayı

 Hayal Bilgisi Dergisi’nin 7. sayısı çıktı. Dergide Ayşe Ünsal, Cihat Albayrak, Emine Köseoğlu, Hakan Bilge, Müştehir Karakaya, Şerif Temurtaş, Yusuf Bal ve daha birçok ismin şiir ve yazıları yer alıyor.

Değerli Hayal Bilgisi Okurları,

Mart 2011’de ilk sayısını yayınladığımız Hayal Bilgisi, Mart 2012’de 7. sayısı ile 1. yılını dolduruyor.

Geride kalan 1 yılda, 32 sayfa ve kendinden kapaklı iken, 72 sayfalık bir hacme kavuştu Hayal Bilgisi. Türkiye’nin pek çok noktasında kitapçıların raflarında yer buldu kendisine. Dergide yayınlanan eserler daha fazla yazı arasından seçilmeye başladı. Dolayısıyla yazılarını gönderen insanlarla tanışıklıklar geliştirdik. Asli amacımız olan bu diyaloglar bizi giderek büyüyen bir aileye dönüştürdü.

Hayal Kitabevi, Temmuz/Ağustos/Eylül/Ekim (2011) ayları boyunca Van Erciş’te bir kütüphane gibi işledi ve sayısız kitap okur ile buluştu. Burada pek çok etkinliğe yer verildiği gibi, ilköğretim öğrencilerine de ücretsiz İngilizce kursları verildi. Kitabevimiz, yaşadığımız ve tüm Türkiye’nin yakından takip ettiği deprem nedeniyle kapandı.

Depremin ardından birçok proje gerçekleştirdik Hayal Bilgisi olarak. 6. sayımızın tüm geliri ile çocuk kitapları satın alıp hediye ettik depremzede çocuklara. Söz verdiğimiz gibi. Okurlarımızın destekleri ile özellikle çocuklara yönelik bu çabalarımız neticesinde hala yüzlerce tebessüm ile karşı karşıya kalıyoruz. Çocuklar, Türkiye’nin dört bir yanından ablaları ve abileri ile mektup arkadaşlığı yapıyorlar, hediyeler alıp, gönderiyorlar. O çocuklar, ‘Ben Edebiyattan Anlarım’ diye sloganlarını yazıp, 7. sayımızın okurları için birer resim yaptılar. Erciş’i, gökkuşağının en güzel renklerine boyadılar.  

Hayal Bilgisi 7, bu bağlamda, ‘Edebiyatçının Sosyal Sorumluluğu’nu sordu Mevzubahis sayfasında. Çünkü parası olanın değil; gönlü olanın yardım edebileceğini, yeteneği ya da bilgisi olanın değil; bilinci ve vicdanı olanın ötekileri tebessüm ettirip hediyeleşmeyi gerçekleştirebileceğini göstermek ve ne yaparsak yapalım, icraatımız ne olursa olsun, elimizdeki malzemeyi ya da insan öğesini mutlu edebilecek tek gerçeğin doğru üslup olduğunu anlatmak istiyoruz.

Olabildiğince dikkat ediyoruz bu nedenle yaptıklarımıza. Hediye paketleri bazen, hediyenin maliyetini aşıyor. Ailemize ayıracağımız vakti, mektuplar, kısa notlar yazmak ya da hediye paketleri hazırlamak için harcayabiliyoruz. Misal, ‘fotokopisini çeksenize o notun, niçin elle yazıyorsunuz’ diyorlar bize. El yazısı; samimiyetin en uç noktasıdır. Biz istiyoruz ki, toplumda farklı noktalarda olan herkes, isimlerinin yanında hangi etiket olursa olsun, samimiyetlerini korusunlar birbirlerine karşı.

Ve istiyoruz ki, ‘çocuk’ insanın en önemli gündemi olsun.  Hayal Bilgisi, bu nedenle çocukları önemsiyor. Bu nedenlerle, Hayal Bilgisi bir edebiyat dergisinin olması gereken halini simgeliyor pek çok açıdan; şiirinde ifade ettiğini kendi hayatında kendisine samimiyet olarak kanıtlayamayan insanlarla işimiz yok bizim. Hırsımız yok. Kıskançlığımız yok. Tartışmaları ön planda tutacak kadar müsrif değiliz Elhamdülillah.

Niyetimiz düşüncelerin, edebi kaygıların gerçek hayatta eylemlere dönüşmesi, harekete geçirebilmesi bizleri ve okurları. Allah, muvaffak etsin.

Hayal Bilgisi’nin sayfalarında mutlaka size hitap eden bir yazı ve yazar ile tanışacaksınız.  Gelecek sayıda buluşmak üzere…

[Cihat Albayrak]

www.hayalbilgisi.org

editor@hayalbilgisi.org

www.ikidelibirkitap.com

Hayal Bilgisi Dergisi, 6. Sayı

HAYAL BİLGİSİ 6 | EDEBİYAT SOKAKTAKİ İNSANIN NE İŞİNE YARAR?

Değerli Hayal Bilgisi Okurları,

Bu sayımızın bir önsözü bir de sonsözü var. İlerleyen satırlarda bunun nedenini okuyacaksınız.

Hayal Bilgisi yeni bir yolculuğa daha koyuluyor 6. sayısı ile. Hiç şüphesiz, her yeni sayı ile birlikte, taşıdığımız yük de büyüyor. Sorumluluklarımız artıyor. Dergimize ulaşan her yazıyı büyük özen göstererek değerlendiriyoruz. Bütün yazıları dikkate alıyor ve dergimize bu vesileyle değer veren, vakit ayıran herkese mümkün mertebe yanıt vermeye çalışıyoruz. Bu noktada, kapılarını ‘edebiyata’ kapamış onlarca edebiyat dergisinden çokça farklı bir iş yapıyoruz.

Hayal Bilgisi’ni doğuran nedenlerden biri ve aslında en önemlisi şuydu. Yazılarımızla, emeğimizle dahil olduğumuz birçok dergi, dergiciliğe dair çok fazla olumsuz örnek ile çıktı karşımıza. Edebiyatın bir ‘edepli olabilme/edepli kalabilme’ sanatı olduğunu unutan editörler ve yayın yönetmenleri tanıdık. Maruz kaldık ne yazık ki.

Biz adına edebiyat dediğimiz değeri, ‘düşünebilme yeteneğimizin’ bir dışavurumu olarak görüyoruz. Ve bu nedenle de kalemlerimiz; doğrudan, insanı konu alıyor, insana dair çözüm önerileri sunuyor okuruna. Her gün sonsuz kez tekrarlanan bir kötülükler yumağı olarak görmüyoruz hayatı, insan hayata yalnızca olumsuzluklar katmıyor. Ama doğrudan insan ürünü olan ve gözyaşlarımızı hedef alan çok fazla şey yaşanıyor dünyamızda. Biz, sessiz kalamıyor; görmezden gelemiyoruz. Özlemlerimiz şiir güzelliğinde vücut buluyor sonra, bir öykü ya da bir mektup… Ama en nihayetinde, kimsesiz bırakmıyoruz eserlerimizi; her şiir bir yetim sahipleniyor misal, her mektup, bir yalnızı…

Ötekileştirdikleri herkesi ‘sokaktaki insan’ olarak gören ‘edebiyatçılar’ var. Bu nedenle, ‘Edebiyat sokaktaki insanın ne işine yarar?’ diye sorduk bu sayımızda. İstedik ki; bu dergi sahibi/yazarı edebiyatçılar, edebiyatın ‘egolarından’ ibaret olmadığını, ‘sokaktaki insanın’ edebiyatı güzelleştirdiğini fark etsinler.

Edebiyat yapmayıp, edebiyat hakkında konuşan malum ‘edebiyatçılara’, editörlere, yayın yönetmenlerine bir tepkidir artık Hayal Bilgisi! Buyrun, Hayal Bilgisi’nde hepimize yetecek kadar EDEBİYAT var.

Müştehir Karakaya ile Söyleşi (Cihat Albayrak), Hakan Bilge, Emine Köseoğlu, Müzeyyen Çelik, Emre Gürkan Kanmaz, Nurullah Yardımcı, Cihat Albayrak, Ayşe Ünsal, Mehdi Akan, Gülşen Çağan, Umut Pusat, Esra Pak, Ervin Jahic | Elyad Musevi | Granaz Musevi (Çeviren: Nihan Işıker) Serap Orhan, Hakan Kartal, Mehmet Türkmen, Nur Banu Bahçeci, Nergihan Yeşilyurt, Emin Arı, İlknur Karanfil, Leyla Arsal, Şakir Taş, Mesut Gül, Yasin Altunbay, Serkan Engin, Ayşenur Mucan Olcars, Aziz Küçük, Metin Dikeç

İlerleyen sayfalarda mutlaka size hitap eden bir yazı ve yazar ile tanışacaksınız.  Gelecek sayıda buluşmak üzere… İyi okumalar.                          

SONSÖZ

Değerli Okurumuz,

Hayal Bilgisi Van Erciş merkezli bir dergi. 23 Ekim 2011’de yaşanan deprem, Van ve Erciş için büyük bir yıkıma yol açtı. Yaşananlar herkesin malumu. Böylesine şiddetli bir deprem, hiç şüphesiz, binalarda olduğundan daha büyük yaralar açtı insanlarda.

Hayal Bilgisi, yaklaşık 4 aydır okurunun karşısında değil. Kasım’da çıkması gereken sayımız, deprem nedeniyle çıkmadı. Dergi taslağımız ve birçok dokümanımız kayboldu. Sponsor firmalarımızın bir kısmı tamamen yıkıldı. Uzun süre internet bağlantımız dahi yoktu. Bu günlerde çok okuduk, çok yazdık. Çadırda geçen iyi ay, geceler bu şekilde geçti. Hayatlarımızı normale döndürmek için çok çabaladık. Buradaki insanlara çeşitli konularda elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık.   

En büyük yıkıma uğrayanların çocuklar olduğunu düşünüyoruz biz. Bu nedenle, Kurban Bayramı’nda, Kitap Bayramı projesini gerçekleştirip yüzlerce çocuğa kitap hediye ettik.

Depremde 6. sayımız basıma hazır halde olmasına rağmen kayboldu. Hiç şüphesiz, böyle bir felaketten sonra, dergi içeriğinin tümüyle yaşananlarla ilgili olması gerekirdi. Ancak, 6. sayı için seçilen yazıları yok sayamazdık. Bu nedenle, elimizdeki yazıların dizgisini yeniden yaptık ve önsüzümüz dahil, depremden hemen önce olduğu haliyle yeni sayımızı yayınlıyoruz.

Derginin tüm gelirleri ile depremzede çocuklara çocuk kitapları ve boyama kitapları alınıp hediye edilecek.

Derginin basım maliyetini karşılayan değerli edebiyatseverlere minnettarız.

İnşallah, Hayal Bilgisi okurunun desteği, yazarlarının özverisiyle yolumuza ara vermeden devam edeceğiz.

Deprem sürecinde bizi arayarak ya da mesaj göndererek yanımızda olduklarını hissettiren herkese teşekkür ediyoruz.

Böyle bir afetin bir daha yaşanmaması dileğiyle.

Hayal Bilgisi Dergisi Yayın Yönetmeni

[Cihat Albayrak]

Hayal Bilgisi’nin 5. Sayısı Kitapçılarda…

12 Eylül 2011 Yazan:  
Kategori: Deneme, Dergi & Fanzin, Duyurular, Edebiyat, Eleştiri, Oykü, Sanat, Siir

Yorum yapın

Hayal Bilgisi, 5. sayısı ile bir dizi değişikliğe uğradı. Bunlardan en önemlisi, sayfa sayısının 32’den 72’ye çıkmış olması. Böylelikle, iki aylık bir süre için okurlarımıza daha fazla eser ulaştırmış olduk. Yazı ve görselleriyle dergiye katkıda bulunan dostlarımızın sayısı bir hayli arttı.

Bunun yanı sıra, görsel olarak dergiyi daha iyi bir noktaya taşıdığımıza inanıyoruz. Fotoğraflarıyla Hayal Bilgisi’ni güzelleştiren Neslihan Öncel Murat’a ve Emine Köseoğlu’na teşekkür ediyoruz.

Derginin editör ekibinin yayına hazırladığı birçok sayfa, bu sayıdan itibaren tüm sayılarımızda yer alacak. Bunlardan biri, Mevzuubahis sayfası… Bu sayfada, her ay, sosyal paylaşım sitelerindeki takipçilerimize yönelttiğimiz bir soruya internet üzerinden almış olduğumuz cevaplardan oluşturduğumuz seçkiyi yayınlıyoruz. Bu sayıdaki sorumuz, Facebook’un edebiyat üzerindeki etkisi idi… Mesut Gül’ün konu ile ilgili kısa hikâyesini okumanızı da ayrıca tavsiye ediyoruz. Bir portre, okunası kitaplar, izlenesi programlar, takip edilesi siteler, Hayal Bilgisi okuma listesi, edebiyat sözlüğü editör ekibimizin hazırladığı sayfalardan birkaçı…

Şiir çevirileri ile uzun süredir dergimizde yer alan Nihan Işıker, bu sayımızda bambaşka bir güzellik yaparak, okurlarımıza bir şiir bahçesi sundu. Üç şairin üç şiirini çevirerek sayfalarımıza taşıyan Işıker’e teşekkür ediyor ve bu şiirleri okumanızı da tavsiye ediyoruz. Müzeyyen Çelik, öykü serisine Resim Defteri ile devam ediyor. Çelik, her sayıda, çıtayı biraz daha yukarıya taşıyor ve bambaşka konularda, bambaşka üsluplar ile ortaya koyduğu çalışmaları ile Hayal Bilgisi’ni güzelleştiriyor.

Fecri Yağızer, Umut Pusat, Hakan Kartal, Bülent Gündoğan, Atilla Yaşrin, Mehmet Türkmen, Burcu İçli, Hasan Parlak, Emine Köseoğlu, Murat Gil, Ebru M. Kayır ve Zeynep Sağlam, dergimizde ilk kez yer alan isimler…

5. sayısı ile yoluna devam eden Hayal Bilgisi, artık edebiyat okurunun kitaplığında yerini alan bir dergi oldu. Bizi destekleyen herkese ve tüm okurlarımıza teşekkür ediyoruz. 5. Sayısında Hayal Bilgisi’nin okuruyla buluşturduğu isimler şöyle:

Arzu Eşbah | İnci Erkan Taş | Esra Pak | Cihat Albayrak | Müzeyyen Çelik | Ayşe Ünsal | Hakan Bilge | Şakir Taş | Gülşen Çağan | Mehdi Akan | Fecri Yağızer | Ahmet Kanter | Umut Pusat | Şükran Belen | Hakan Kartal | Furuğ Ferruhzad, Elyad Musevi, Granaz Musevi (Çeviri: Nihan Işıker) | Bülent Gündoğan | Atilla Yaşrin | Mehmet Türkmen | Burcu İçli | Edi Matic̀ (Çeviri: Mehmet Işıker) | Hasan Parlak | Emine Köseoğlu | Murat Gil | Nur Banu Bahçeci | Mesut Gül | Ebru M. Kayır | Zeynep Sağlam | Serap Orhan

İlerleyen sayfalarda mutlaka size hitap eden bir yazı ve yazar ile tanışacaksınız.

İyi okumalar.

Gelecek sayıda buluşmak üzere…

[Cihat Albayrak]

Yayın Yönetmeni

editor@hayalbilgisi.org - http://hayalbilgisi.org

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Hayal Bilgisi Dergisi’nin 4. Sayısı Çıktı…

1 Temmuz 2011 Yazan:  
Kategori: Deneme, Dergi & Fanzin, Duyurular, Edebiyat, Eleştiri, Sanat, Siir

Değerli Hayal Bilgisi Okurları,

Hayal Bilgisi ekibi olarak 4. sayımızı sizlerle buluşturmanın sevincini yaşıyoruz. Her yeni sayı ile birlikte bünyesine yeni kalemler katan dergimiz, tasarım olarak da daha iyi bir noktaya ulaştı.

4. sayısında Hayal Bilgisi’nin dosya konusu: Delilik!

Deliliğin Eğlenceli Olabileceğini Hiç Düşündünüz mü?

Hemen her gün, ötekilerin cesaret edemediklerine cesaret edebildiğimiz için ‘deli’ olarak tanımlanıyoruz bir çoğumuz. Bir edebiyat dergisi çıkaracağımızı söylediğimizde, aynı etiketlemeye maruz kalmıştık. Bugüne kadarki gayretlerimiz, bu etiketlemenin haklılık payını artırmış görünüyor.

Bu yüzden biz, bu sayımızda, deliliğin tanımını yapmaya çalıştık. ‘Bir gereksinim olarak delilik’ kavramı üzerinde durduk. Cihat Albayrak, ‘Delilik Eğlencelidir’ diyerek başlıyor yazısına. Nedenleri ve sonuçları ile bu kavram üzerine derinlemesine bir yazı sunuyor Albayrak. Delilik ile deha arasındaki ince çizgide bir karakterin öyküsünü dinliyoruz Müzeyyen Çelik’ten. Çelik, öykülerinde kullandığı dil ve üslup ile konuya olan hakimiyetini pekiştiriyor ve yeni sayıda da adını Hayal Bilgisi ile eşleştiriyor.

Hakan Bilge, sinemada ‘aşkın delilik halini’ inceliyor. Ayşe Ünsal, aynı paralelde bir deneme ile yer alıyor bu sayıda.

Bu sayıda, Sohrab Sepehri’nin Adres adlı şiirini Farsça aslından çeviriyor Nihan Işıker. Arzu Eşbah ikinci kez dahil oluyor Hayal Bilgisi’ne, ‘Kadın, Şehir, Tanrılar’ adlı şiiri ile.

4. Sayısında Hayal Bilgisi’nin okuruyla buluşturduğu isimler şöyle:

Arzu Eşbah / Sohrab Sepehri / Ali Berkay Bircan / Yusuf Bal / İnci Erkan Taş/ SSıraleyna Sevgili/ Emre Gürkan Kanmaz / Nazlı Hamurcuoğlu / Esra Pak / Cihat Albayrak/ Müzeyyen Çelik / Ayşe Ünsal / Hakan Bilge / Şakir Taş / Sinan Gözen / Nezihe Altuğ / Mehdi Akan

Bir delinin gözlerine dikkatle bakmayı deneyin; sizden çok daha fazla şey gördüğünü, çok daha fazlasını bildiğini fark edeceksiniz…

Gelecek sayıda buluşmak üzere…
[Cihat Albayrak]

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Hayal Bilgisi’nin Mektup Konulu 3. Sayısı Çıktı!

16 Mayıs 2011 Yazan:  
Kategori: Deneme, Dergi & Fanzin, Duyurular, Edebiyat, Oykü, Sanat, Siir

Yorum yapın

Hayal Bilgisi, Mayıs sayısının kapılarını ‘Mektup’ konusuyla açıyor; üçüncü adımında sizlerle yeniden buluşmanın coşkusunu taşıyarak…

‘Mektup’ diyoruz, siyah beyaz bir inceliğin vurgusunu yapar gibi anıyoruz adını… Varlığını devam ettiren o asil samimiyetiyle, elimizin değdiği satırlar taşıyor belki de bizleri bugün onun bahsini dergimize nişanlamaya…

Ve adının en çok ‘aşk’ın kollarında nefes alışını yaşıyoruz dün gibi bugün de. Bir zarfın içinden dökülen en nadide kelimeleri aşkla doğuruyor mektup… Sevgiliye uzanan, sevgiliye uzayan yolları en iyi o biliyor…

Özlüyoruz… Elinin teri ya da gözünün yaşı sildiği için okunamayacak hale gelmiş mektupların sahiplerinin yaşadığı zamanları… Bir bilgisayar monitöründen ya da bir telefon ekranından bize ulaşan seslerle mürekkebi damlayan bir kalemden duyulan satırların, içimizde uyandırdığı hissi eş tutamıyoruz çünkü. İstiyoruz ki bize seslenenin kokusunu, parmaklarının dokusunu, dokunuşunu koparsın gelirken… Elinin değdiği satırlara değdirelim elimizi… Yüzümüzü sürelim satırların hasretine… Onun kâğıda seslendiklerini duyursun bize bakışı cümlelerin… İçimizdeki ayazı uzun boylu soluğunda dindirelim… Her seferinde, postacının gelişini geçmiş zaman kipine düşmeden bekleyelim… Aynı heyecanla…

Ve aynı samimiyetle, gecenin sabaha ulanmasına aldırmadan içimizdekileri satır satır işleyelim sevgilinin sesine… Bir fincan kahvenin buğusunu, geceden düşen yıldızların ışığını tutuşturalım zarfın köşesine… Özlemin şebnemlerini de bırakalım yüzümüzden yolların kuraklığını dindirsin diye… Mesafeleri yırtarken, kâğıtlardan sarkıtalım sözümüzü…

Çok uzak değil iki insanı buluşturan en nadide haberleşme aracının adını mektup olarak bildiğimiz günler… Lakin iletişimdeki kolaylığın onca yol kat etmesine rağmen, zamanı kendisine dar gelen bir dünyanın içindeyiz bugün… Uzun boylu, samimi ve vakti cömert cümlelere, hasret büyütüyor yüreklerimiz… Ve bir telefon kadar yakın olan mesafeleri bir kısmımız yine mektubun sıcaklığıyla eritiyoruz…

Samimiyetin, ‘içimizden geldiği gibi’nin en yalın hali… Ve en gerçek… Biz bugün sana sesleniyoruz… Karşımızda duran varlığına ve canlılığına yüz sürerek açıyoruz kapılarını…

Ve bekliyoruz sesine dokunmak isteyen herkesi sayfalarına…

3. sayısında, Hayal Bilgisi’nin okuruyla buluşturduğu isimler şöyle:

Arzu Eşbah ∞ Nihan Işıker ∞ Mesut Gül ∞ Cihat Albayrak ∞ Müzeyyen Çelik ∞ Ahmet Kanter ∞ Hakan Bilge ∞ Saadet Sorgun ∞ Ayşe Ünsal ∞ Esra Dülger ∞ Gülşen Çağan ∞ Ebru Balcı ∞ Ali Berkay Bircan ∞ Eren Gürleyük ∞ Şakir Taş

Cihat Albayrak - Genel Yayın Yönetmeni
Ayşe Ünsal - Editör

İletişim: editor@hayalbilgisi.org
http://hayalbilgisi.org/

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Sonraki Sayfa »