Nâzım Hikmet’in Açlık Grevi

28 Kasım 2011 Yazar:  
Kategori: Edebiyat, Ustalara Saygı

tarafından Tüyap’ın son günü düzenlenen ‘’in Açlık Grevi’ başlıklı söyleşide Hikmet’in 28 yıllık mahkumiyetinin 12.yılında başlattığı açlık grevi direnişi sırasında yazdığı 8 sayfa üzerine notların tıpkıbasımının yer aldığı dosya ele alındı.

tarafından Mayıs 2011′de sınırlı sayıda basılan”Nazım Hikmet’in Açlık Grevi” tarafından yayına hazırlandı.

Söyleşiye katılan Memet Fuat Bengü’nün oğlu Kenan Bengü; “Dosyaya eşim Yeşim’le katkımız esas olarak ellimizdeki arşivi açmaktır” diyerek görev bildikleri bu arşivinin geniş kitlelere ulaşabilmesi için Bilgi Üniversitesi Yayınları ile başladıkları işbirliğini sürdürdüklerini ve yeni tıpkıbasımlarla sürdüreceklerini Fahri Aral’ın “çılgın” özverili bir yayıncı olduğunu söyledi. Bu sözleri onaylayan Fahri Aral da açlık grevi öncesi sonrasını belgelerin slaytlarını da göstererek açıkladı. Aral, “Nazım Hikmet’in beni en etkileyen sözü dosyanın iç kapağında da yer alan,” Millete verdiğim açık istidaya canımı pul yerine kullanıyorum” dur. Bu cümle Nazım’ın her koşulda güçlü bir dille eşsiz ürünler vermeye devam ettiğinin kanıtıdır” dedi. Yayında yazıları yer alan yazarımız Turgay Fişekçi ve Kıymet Coşkun’da edebi ve siyasi dönem içinde yer alan notlardan yola çıkarak Nazım Hikmet’i anlattılar.

“Nazım Hikmet çağdaş tarihimizin en önemli figürlerinden biridir” diyen Fişekçi, adından da anlaşılacağı gibi grevin içindeyken yazdığı, durumu bütün çıplaklığıyla betimleyen “Açlık Grevinin Beşinci Gününde” şiirini de okudu. Söyleşide Nazım Hikmet’in açlık grevinin Türkiye’de bir ilk olduğunun, hiçbir zaman devletle ortak bir paydasının olmadığının, yaşadığı hiçbir yerde eğilip bükülmediğinin, Türkçeye bağlılığının altı çizildi. 

www.sanatlog.com

Yorumlar

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz...
Yorumunuzda avatar çıkması için gravatara üye olmalısınız!