Ayşenur Kolivar Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda!

Karadeniz’in küçük dev kadınından Gürcüce, Çerkezce, Hemşince, Rumca, Lazca ve Mergelce Türküler!

Karadenizin küçük dev kadını Ayşenur Kolivar, cefakâr Karadeniz kadınlarının hikayelerini anlattığı, “Bahçeye Hanımeli” isimli albümünün tanıtım konseriyle, 10 Mart’ta Cemal Reşit Rey Salonu’nda sahne alacak. 

Karadeniz kadınının aşkının, sevincinin, hüznünün ve isyanının Gürcüce, Çerkezce, Hemşince, Pontus Rumcası, Lazca, Megrelce ve Türkçenin yöreye özgü ağızlarıyla anlatıldığı şarkılar bölgenin çok kültürlü yapısına da vurgu yapıyor.

Kolivar’a aralarında Sumru Ağıryürüyen, Hikmet Akçiçek, Erdal Bayrakoğlu, Hava Karadaş, Şenol Topaloğlu, Yunanistan’dan Hristos Halkias ve Ahilleas Vasiliadis’in de bulunduğu 55 kişilik ekip eşlik edecek. Gecede bölgenin geleneksel danslarından örnekler de sergilenecek.

25.00 - 20.00 - 15.00 ve 10.00 TL olan konser biletleri CRR Konser Salonu Gişesi ve Biletix’te!

Ayşenur Kolivar:

Ayşenur Kolivar, Rize-Çayeli’nde doğdu, çocukluğunu ve ilk gençliğini İzmit’te geçirdi. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. ve halkbilimi alanlarında çalışmaya üniversite yıllarında, Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü’nde başladı. çalışmalarını 1993-2000 yılları arasında Kardeş Türküler Projesi’nde sürdürdü. Doğu Karadeniz müzikleriyle ilgili çeşitli çalışmalara solist ve vokalist olarak katkıda bulundu. 2001-2003 yılları arasında Dalepe Nena (Kızkardeşlerin Sesi) kadın grubunda eğitmenlik ve solistlik yaptı. 2001’den beri Doğu Karadeniz halk müzikleri konusunda derleme ve icra çalışmaları yürüten Helesa Projesi’nde araştırmacı ve solist olarak yer almaktadır.

Halkbilimi alanındaki akademik çalışmalarında, alan araştırmaları ekseninde, Doğu Karadeniz kültürleri ve özellikle yöredeki kadın kültürüne odaklandı. 2007 yılında yayımlanan ‘Fadime Kimdir’ adlı kitabın editörlüğünü yaptı. Halen İTÜ Müzikoloji ve Müzik Teorisi Bölümü’nde doktora öğrencisidir ve bir üniversitede Türkçe okutmanlığı yapmaktadır.

Müzik ve halkbilimi alanlarındaki çalışmalarını, Doğu Karadeniz kültürleriyle ilişkili filmlerin müziklerinde bir araya getirmeye çalıştı. Yeşim Ustaoğlu’nun ‘Sırtlarındaki Hayat’ (2004) adlı belgesel filminin, Özcan Alper’in ‘Sonbahar’ (2008) ve Yusuf Kurçenli’nin ‘Yüreğine Sor’ (2010) adlı sinema filmlerinin müziklerini yapan ekiplerde yer aldı; Orhan Tekeoğlu’nun ‘İfakat’ (2010) adlı belgeselinin müziklerini hazırladı.

Hürrem Sultan Bale Sahnesinde

Mart 6, 2012 by  
Filed under Duyurular, Sanat, Sanatsal Etkinlikler

İstanbul Devlet Opera ve Balesi Mart ayında sahneleyeceği ‘Hurrem Sultan’ balesiyle Osmanlı’nın derin ve hazin öyküsünü Oytun Turfanda’nın 10. ölüm yıldönümü anısına seyirciyle buluşturuyor.

İlk defa 1977’de Oytun Turfanda’nın koreografisi ve Nevit Kodallı’nın bestesiyle Ankara Devlet Balesi tarafından sergilenen Hurrem Sultan balesi, 35 yıl aradan sonra Deniz Olgay Yamanus ve Oktay Keresteci’nin sahnelemesi ile İstanbul seyircisinin karşısına çıkıyor.

’ın Hurrem Sultan’a duyduğu aşkı konu alan bale, öz oğullarını iktidara getirmek isteyen Hurrem’in, yanlış bir kararla kendi oğlunu öldürtmesine yol açtığı Süleyman ile olan hikayesini dramatik bir şekilde gözler önüne seriyor.

İlk sahnelendiği zaman - kendi deyişiyle – tarihin tozundan, pasından arıtarak yalın ve duygusal bir anlatımla eseri sahneye koyan Oytun Turfanda Türkiye’de bale sanatının duayenlerinden sayılıyor. 10. ölüm yıldönümü nedeniyle kendisine saygı duruşu niteliğinde sahnelenecek olan Hurrem Sultan balesindeki folklorik öğeler, dönemin ruhunun yansıtılmasını sağlıyor.

Koreograf Oytun Turfanda’nın yansıtmak istediği duygusal atmosferi göz önünde bulunduran dönemin büyük Türk bestecilerinden Nevit Kodallı, son derece ender bir yaklaşımı da ortaya koyarak besteci-koreograf dayanışmasının en değerli örneklerinden birine imza atmıştır.

Eserin tarihsel kostümlerinin kumaşları Vakko Home tarafından hazırlanırken kostüm tasarımı Serdar Başbuğ’a ait. Osmanlı’nın tarihsel dokusunu yansıtacak dekorlar ise  Efter Tunç imzası taşıyor.  

Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin Devlet Opera ve Balesi sahnelerinden sonra tekrar 17 Mart’ta Kadıköy Süreyya Operası’nda prömiyeri gerçekleşecek olan temsil öncesinde Kadıköy Süreyya Sahnesi Fuayesi’nde Oytun Turfanda ile ilgili bir sergisi de düzenlenecek.

Tarihin tozlu satır aralarından lirik bale adımlarına dönüşen bu büyüleyici baleyi 17, 22, 23, 30 ve 31 Mart tarihlerinde Kadıköy Süreyya Opera Sahnesi’nde izleyebilirsiniz.

Bilet satış için : 0 216 346 15 31 – 120/121  www.dobgm.gov.tr

* Eserin koreografı Oytun Turfanda’nın özel isteği üzerine ‘Hurrem’, ‘ü’ yerine ‘u’ ile yazılmaktadır.

Mor Karbasi Türkiye’de!

Mart 6, 2012 by  
Filed under Dünya Müziği, Etkinlik Cetveli, Konser, Müzik, Sanat

Dünya Müziğinin Yeni Divası MOR KARBASI Endülüs’ten Ortadoğu’ya uzanan zengin repertuvarı ile 25 Mart’ta Türkiye’de ilk kez the Seed’de!

15.yüzyıl İspanya’sının Sefarad öykülerini ve geleneksel Ladino şarkılarını flamenko lezzetiyle buluşturan Londra çıkışlı Mor Karbasi ailesinin Fas ve İran köklerinin de hissedildiği özgün şarkıları güçlü sesi ile birleştiriyor. 2008 yılında yayınladığı ilk albümü “The Beauty and the Sea” ile Yasmin Levy ve Mariza gibi isimler arasında parlayan genç yıldızın son albümü “The Daughter Of The Spring” ise Mor Karbasi’nin ilham aldığı Amalia Rodrigues’ten , Mercedes Sosa’ya kadar büyük efsanelere göndermeler yapıyor.

Türkiye’de de yayınlanan her iki albümün en güzel şarkıları ile Mor Karbasi Türkiye’de ilk kez 25 Mart’ta the Seed’de sahne alacak!

25 MART 2012 – the Seed - Saat: 20.00

MOR KARBASI Hakkında

Mor Karbasi, henüz 20’li yaşlarında olmasına rağmen, Londra’da marketinde yayınladığı ilk albümü “The Beauty and The Sea” ile hızlı ve başarılı bir giriş yaparken, önce ünlü fRoots dergisi, hemen arkasından ünlü The Guardian’da Robin Denselow’un aşağıdaki müthiş övgüyle müjdesini verdiği yepyeni bir yetenek “Bu albüm Mor Karbasi’yi tıpkı Mariza ya da Yasmin Levy gibi şarkıcıların yanında global piyasasının harika genç divalarından biri haline getiriyor”. Robin Denselow. The Guardian.

Mor Karbasi Ladino dilinde, İspanyolca, İbranice ve kimi zaman İngilizce şarkılar söylüyor. Kaderin ona armağan ettiği harika şarkı söyleme yeteneğini, Ian Anderson’ın fRoots dergisinde aşağıdaki sözlerle anlattığı gibi en mükemmel şekilde kullanıyor “Hiç yorulmadan samimi bir sıcaklıktaki sesini daha sert bir yoruma , yoğun bir gırtlak nağmesine çevirebiliyor ve sizi şarkıların derinliklerine çekiyor, tıpkı tutku yaratan bir lunapark treni gibi duygularınızı ve heyecanınızı harekete geçiriyor.” Ian Anderson. fRoots.

İspanya’dan ve Ladino dilinin geleneksel şarkılarından en meşhur olanları dışında, pek az şarkı hayatta kalabildiği halde, Mor geleneksel şarkıları tekrar hayata kazandırıyor. Şarkı yazarlığı Sefaradların öykülerinden ilham alıyor. Annesinin Fas kökleri ve babasının İran kökleriyle, Sefarad şarkılarını günışığına çıkarıyor.

Genç sanatçı bütün şarkılarına lezzet katan Flamenkoya da gönül vermiş ve bu neredeyse tüm şarkılarında hissedilebiliyor. Sanatçıyı annesi Fas’ın geleneksel ayin şarkılarını ve Endülüs’ten aşk şarkılarını söyleyerek büyütmüş. Bu mirasıyla Ortadoğu etkilerini alan genç yıldız, İngiliz gitarist Joe Taylor ile tanıştığında zaten kendine has bir sanatçı kimliğiyle Mor Karbasi olarak yola koyulmuş.

Joe kendi grubu Blackbud ile bağlı olduğu Independiente plak şirketinin Travis ve Tinariwen gibi meşhur isimleriyle yaptığı çalışmalarla tanınıyor. The Times, Joe’nun grubunu anlatırken David Sinclair’in sözleriyle : “Çok cezbedici bir şekilde yenilikçi”derken, Joe Taylor’ı civa gibi bir dokunuşu olan ve akortlar hakkında ansiklopedik düzeyde bilgili bir gitarist”olarak tarif ediyor ve ekliyor: “Ritim ve armonide olağanüstü yetkin bir gitarist.

Joe Taylor’ın müzik hakimiyeti ve besteler üzerindeki son derece hassas enstrüman kullanma becerisi, Mor’un müziğindeki atmosfere tamamen modern bir boyut kazandırıyor.

Mor kendini şarkı yazarken ve söylerken böyle bir yeteneğe emanet ettiği için çok şanslı buluyor. Dinamik bir ikili olarak Mor Karbasi orkestrasında dikkati çekiyorlar ve şimdiye kadar İngiltere, Amerika, Fransa, İspanya ve İtalya başta olmak üzere birçok ülkede 40’tan fazla konsere imza atarlarken, Mor Karbasi bir dünya müziği yıldızı olarak yükseliyor. WOMAD, Wychwood ve Larmer Tree Festivallerinde, İngiltere’de ve Şikago’daki Dünya Müzik Festivali’nde büyük ilgi ile gören Karbasi, aşk ve ayrılık şarkıları söylüyor.

Performansları canlılık dolu olan Mor, güçlü sesiyle ve çok farklı bir müzik vizyonuyla dinleyenleri Mor Karbasi’nin etkisi altına alacağına ikna etmeye hazır.

Mor Karbasi tıpkı Yasmin Levy gibi son yılların dünya müziği platformunda en dikkat çeken isimlerinden biri. Son albümü “Daughter Of The Spring” ile dünya müziğinin yeni en güçlü vokallerinden biri olduğunu kanıtlıyor. Tıpkı 2008 tarihli ilk albümü ‘Beauty and the Sea’de olduğu gibi bu albümde de sıradışı vokali ve benzersiz besteleri ile eski bir dile ve Ladino geleneğine yepyeni bir soluk getiren Karbasi ABD’den Fas’a, İngiltere’den Polonya’ya takip edilirken ‘İlkbaharın Kızı’ isimli son albümde çocukluğunu, ailesini, gençlik ateşini, ilk aşkını, gerçek aşk arayışını konu ediyor. Ayrıca bu albüm Karbasi’nin köklerinin yanında Ümmü Gülsüm, Amalia Rodrigues, Madredeus ve Mercedes Sosa gibi genç yıldızın ilham aldığı, ünlü idollerine göndermeler yapıyor. Mor Karbasi son albümünün baz bestelerinde Portekiz’in fadolarına da yakınlaşıyor. Albümün açılış şarkısı La Hija De La Primavera’da fadonun ünlü yıldızı Mariza’yı da anımsatıyor.

25 MART 2012 – the Seed - Saat: 20.00

ADRES: SAKIP SABANCI MÜZESİ, the Seed

SAKIP SABANCI CAD., NO:42, EMİRGAN, 34467, İSTANBUL

TEL:+90 212 323 60 50-55 - www.theseed.gen.tr

Biletler Biletix’de!  www.biletix.com Biletix Çağrı Merkezi (0 216 556 98 00)

Kadın Sorunlarına Karşı “Her Ses Bir Nefes”

58 ünlü kadın, tek ses tek nefes oldu…

Proje tasarımı ve yönetmenliğini Kenan Bahadır Derre’nin üstlendiği “Her Ses Bir Nefes” adlı sosyal sorumluluk projesi, mesleklerinde başarıları ve güçlü duruşlarıyla takdir kazanmış 58 ünlü kadını bir araya getirdi. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsiciliğinin teknik destek verdiği projenin fotoğrafları Serhat Hayri (Studio Plus) ve Tayfun Çetinkaya (Bird Office) tarafından çekildi.

“Her Ses Bir Nefes” projesi kapsamında düzenlenecek olan sergisi tüm Türkiye’de kadınların yaşadığı sorunlara dikkat çekmeyi ve kamuoyunu bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında Polisan Boya tarafından Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın Dayanışma Merkezi Ofisi ve Kadın Sığınak’larının yenilenme çalışması ve tadilatı yapılacak.

Fotoğraf çalışması için her sanatçı iki farklı konsept için poz verdi. İlk konseptte yüzlerini stretch filmle kapatan sanatçılar susturulmuş ve sindirilmiş kadınları simgelerken ikinci konseptte sessiz çığlıklarıyla tek nefes oldular. 58 ünlü kadın fotoğraflarını toplumsal cinsiyet eşitsizliği, çocuk gelinler, eğitim eksikliği, sağlık sorunları, taciz, aile içi şiddet, ekonomik bağımlılık gibi konulardaki cesur sosyal mesajları ile destekledi.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında gerçekleşecek fotoğraf sergisi, Polisan Boya ve Rönesans Alışveriş Merkezleri’nin (İstanbul Kozzy Alışveriş ve Kültür Merkezi, İstanbul Optimum Outlet, Ankara Optimum Outlet ve Adana Optimum Outlet) katkılarıyla üç şehir ve dört farklı noktada aynı gün, aynı saatte sergilenmeye başlanacak. Daha sonrasında Türkiye’nin çeşitli illerinde de sergilenmeye devam edecek.

Projeye destek veren; Açelya Akkoyun, Akasya Asıltürkmen, Aslı Omağ, Ayça İnci, Aydan Kaya, Aydilge, Ayşe Ertaş, Ayşen İnci, Bennu Yıldırımlar, Beste Bereket, Betül Arım, Betül Demir, Billur Kalkavan, Birsen Dürülü, Ceren Taçan, Deniz Özerman, Deniz Pulaş Akkartal, Didem Balçın, Didem İnselel, Didem Soydan, Dilek Yorulmaz, Duygu Yetiş, Ebru Üstüntaş, Ece Gürsel, Ece Uslu, Elif Güvendik, Emel Çölgeçen, Fatoş Kabasakal, Fulya Zenginer, Goncagül Sunar, Grup Hepsi, Gülçin Şantırcıoğlu, Gümeş Emir, İncilay Şahin, İpek Tanrıyar, Lale Cangal, Melis Sökmen, Meltem Sırtıkara, Mine Çayıroğlu, Mine Tugay, Nilbanu Engindeniz, Oya İnci, Özge Borak, Pelin Akil, Pelin Batu, Sacide Taşaner, Sedef İybar, Sevtap Ünal, Sinem Güven, Sumru Yavrucuk, Şebnem Özinal, Şule Erden, Turan, Yasemin Hadivent, Yasemin Öztürk, Yeşim Gül, Zeliha Sunal, Zeynep Mansur gönüllü olarak yer almıştır.

Sergi İstanbul Kozzy Alışveriş ve Kültür Merkezi, İstanbul Optimum Outlet, Ankara Optimum Outlet ve Adana Optimum Outlet’te 8 -30 Mart tarihlerinde  10:00 – 22:00 saatleri arasında ziyaretçileri ile buluşacak.