2. Yılmaz Güney Kültür ve Sanat Festivali Sinema Sohbetleri 2012

2. Kültür ve Festivali kapsamında bu yıl ilki düzenlenecek olan Sohbetleri 2012 adlı etkinliğin programı açıklandı. 17-18 Mart tarihlerinde toplam 6 oturumun düzenleneceği Sohbetleri 2012, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Fındıklı Yerleşkesi Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleşecek. Her oturumun bir yönlendirici eşliğinde gerçekleşeceği Sohbetleri 2012’de, ilgili oturumun katılımcılarının serbest sohbetleri sonrasında seyircinin de soru ve görüşleri ile aktif katılımı sağlanacak.

Yakın bir zaman önce kaybettiğimiz yönetmen Lütfi Ömer Akad’ın anısına Necla Algan’ın açılış konuşması ile başlayacak olan Sinema Sohbetleri 2012 Adil Okay tarafından yapılacak kapanış konuşması ile sona erecek.

Sinema Sohbetleri 2012’de ilk gün (17 Mart) açılış konuşmasının ardından gerçekleşecek ilk oturumda “Sinema ve Emek İlişkisi” başlığı altında, sinema ve sinema emekçilerinin toplumsal mücadeledeki yeri tartışılacak.

İkinci oturumda sinemada doğunun doğusu olarak ifade ettiğimiz “Yok Sayılanların Sineması” konuşulacak. İlk günün son oturumu olan üçüncü oturumda ise sinemada yeni oluşumlar, sorunlar, alternatif yapım ve dağıtım olanakları tartışılarak “Başka bir sinema mümkün mü?” sorusunun cevabı aranacak.

Sinema Sohbetleri 2012’de ikinci gün (18 Mart) ise Yılmaz Güney ve Yılmaz Güney’in sanatı konuşulacak. İlk oturumda genel olarak sinema ve ilişkisi, özelde ise “Yılmaz Güney’in Öyküsü” başlığı altında Yılmaz Güney filmlerinde öyküleme ve öykülerin kaynağı konuşulacak. İkinci oturumun konusu ise “Yılmaz Güney’in müziği” başlığı altında Yılmaz Güney sinemasında müziğin rolü olacak. Sinema Sohbetleri 2012’nin son oturumu olan “Yılmaz Güney’in mirası” başlıklı oturumda ise Yılmaz Güney’in eşi ve dostlarıyla Yılmaz Güney’in mirası ve bugün için anlamı tartışılacak. Sinema Sohbetleri 2012, Adil Okay’ın kapanış konuşması ile sona erecek.

Sinema Sohbetleri 2012’nin ayrıntılı programı ve katılımcılar şu şekilde:

I. GÜN / 17 MART CUMARTESİ
11.30 AÇILIŞ KONUŞMASI: Necla Algan
12.00 - 14.30 “SİNEMA VE EMEK”
YÖNLENDİRİCİ: MUSTAFA TEMİZTAŞ
KATILIMCILAR: Zafer Ayden (Sine-Sen), Mehmet Ali Alabora (Oyuncular Sendikası), Alkım Özmen (Yönetmen Yardımcısı)
15.00 - 17.30 “YOK SAYILANLARIN SİNEMASI”
YÖNLENDİRİCİ: MÜJDE MİZGİN ASLAN
KATILIMCILAR: Hüseyin Karabey, Kazım Öz, Sırrı Süreyya Önder, Yeşim Ustaoğlu
18.00 / 20.30 “BAŞKA BİR SİNEMA MÜMKÜN MÜ?”
YÖNLENDİRİCİ: UĞUR KUTAY

KATILIMCILAR: Hüseyin Kuzu, Meral Balık (MKM Sinema Kolektifi), Özcan Alper, Türker Korkmaz

II. GÜN / 18 MART PAZAR
12.00 - 14.30 “YILMAZ GÜNEY’İN ÖYKÜSÜ”
YÖNLENDİRİCİ: Nursel Duruel
KATILIMCILAR: Dursaliye Şahan, Yrd. Doç. Dr. Zeki Coşkun, Zeki Demirkubuz
15.00 - 17.30 “YILMAZ GÜNEY’İN MÜZİĞİ”
YÖNLENDİRİCİ: Vedat Yıldırım
KATILIMCILAR: Şanar Yurdatapan, Attila Özdemiroğlu, Arif Erkin
18.00 / 20.30 “YILMAZ GÜNEY’İN MİRASI”
YÖNLENDİRİCİ: Mustafa Kara

KATILIMCILAR: Zahit Atam, Fatoş Güney, Ahmet Soner, Serdal Doğan (Yılmaz Güney Vakfı)
20.30 - KAPANIŞ KONUŞMASI / Adil Okay

Burcu Perçin - Duvar İktidarı

Mart 1, 2012 by  
Filed under Duyurular, Resim, Sanat, Sergiler

Burcu Perçin’in “Duvar İktidarı” isimli 7. kişisel sergisi 8 Mart – 8 Nisan tarihleri arasında art ON the Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor.

İlk kişisel sergisini 2005 yılında açan Burcu Perçin genç sanatçılar içinde öne çıkan isimlerden biri. Sanatçının eserleri birçok yerli ve yabancı (Almanya, İsviçre, Avusturya) koleksiyonda yer alıyor.

Burcu Perçin, “Duvar İktidarı” ismini verdiği yeni serisinde insanların duvarlara resimler yaparak, yazılar yazarak mekanları sahiplenişleri ve kendi iktidarlarını sergileme çabalarını ele alıyor. Sanatçı 8 Nisan’a kadar art ON’da sergilenecek olan eserlerinde tuval yüzeyinde farklı ülke, bölge ve şehirlere yaptığı seyahatlerden elde ettiği, dış ve ağırlıklı olarak iç mekanların fotoğraflarından vardığı bir sentezle yepyeni bir mekan tanımı yapıyor.

Burcu Perçin’in tuvale kalın boya tabakalarıyla aktardığı mekanlar, sanatçının fotoğrafladığı farklı karelerin kolaj tekniğiyle bir araya getirilmesiyle meydana gelmiş yek bir mekan olarak karşımıza çıkıyor. Tuvale aktarılan yek mekan, savaştan tahrip görmüş, yanmış bir fabrika, yine savaşta tahrip olmuş, enkaz haliyle dahi ilginç bir mimariye sahip olan bir tiyatro binası ve Osmanlı’dan kalma 550 yıllık, terkedilmiş endüstriyel bir yapının izlerini taşıyor.

Biçimler, renkler, dokular aracılığıyla görsel zenginliğin peşine düşen ve tüm bunları terkedilmiş mekanlarda bulabildiğini vurgulayan Burcu Perçin, eserlerinde bu mekanları ölümsüzleştirirken, her şeyin değişebilirliğini, yorumlanabilirliğini de sorguluyor.

“Duvar İktidarı” serisinde yer alan eserlerini sanatçının önceki çalışmalarından ayıran temel fark ise kurgulanan mekanların duvarlarında özellikle grafitilere yer verilmiş olması. Terk edilmişlikleriyle insanda boşluk, yokluk ve yalnızlık duyguları yaratan bu mekanlarda yer alan grafitilerin varlığının sanatçıda uyandırdığı ilgi ve heyecan, tuval üzerine gerçekçi aktarımıyla izleyiciye de geçiyor .

Marcus Graf ise “Duvar İktidarı” sergisini ve Burcu Perçin’in eserlerini şöyle yorumluyor:

“Burcu Perçin son yıllarda sanayi sonrası toplumumuzun içine düştüğü feci ve distopyan durumu irdeleyen, kavramsal anlamda derin ve estetik açıdan güçlü, bir dizi resim üretti. Bir yandan da Perçin çalışmalarında eserlerinin formal, plastik ve estetik niteliğinden ötürü çağdaş resmin daha da gelişmesi ve kendini yenilemesi için yapıcı katkılarda bulunuyor.”

Burcu Perçin’in 8 Mart Perşembe günü art ON the Gallery’de ziyarete açılacak olan 7. Kişisel sergisi “Duvar İktidarı”, 8 Nisan tarihine kadar görülebilir.

Federico Severino Heykel Sergisi

Mart 1, 2012 by  
Filed under Sanat

1953 yılında Brescia’da doğan Federico Severino, halen Franciacorta (Brescia) ‘da yaşamakta ve çalışmalarını sürdürmektedir. Karmaşık ve eklektik bir kişiliğe sahip olan sanatçı Felsefe okumuş ve kariyer yaparken çalışmalarını geliştirmeye çalışmıştır.

Eserleri, kuvvetli gerilimleri dengeleme yeteneğine derinlemesine sahip olması nedeni ile yaratıcı ve güçlü bir artistin izlerini taşır.İkonlaştırma becerisi ile de efsanevi ve kutsal figürleri eşliğinde gerçek ve hayal arasında sıkı bir ilişki kurmuş , çağdaş heykel panoraması içinde ayırt edici bir dili ve ritmi kabul etmiştir.

Onun figürleri mitler ve tanrısal figürlerdir.

Sanatsal  çalışmaları eleştirmenler ve ulusal medya tarafından sıkıca takip edilen Federico Severino, benimsediği kutsal ana temaları ile etkileyici eserler üretmeye devam etmektedir. Birçok özel koleksiyonda eserleri bulunan sanatçının Brescia meydanı ve parkındaki bronz heykelleri dışında S.Paolo di Brescia,Valle Canonica ve Basso Semino bankaları ile  SS.Pietro e Paolo,Santa Casa di Nazareth, Verolavecchia , Dorotee da Cemmo, Rosario, Calvisano ve  S.Antonio Abate kiliseleri ile daha bir çok kilise ve kutsal mekanda bronz eserleri yer almaktadır. Bresicia Katedralindeki sandalyeyi ve Padergnone Kilis kapısını yapmıştır.

20 Mart – 15 Nisan tarihleri arasında Federico Severino’nun heykel sergisini Galeri Selvin’de görebilirsiniz.

Galeri Selvin - Arnavutköy Dere Sok. No:3 Arnavutköy,Beşiktaş/İstanbul - Tel: 212.263 74 81 - selvincg@gmail.com - www.galeriselvin.com

Galerimiz Pazar günü hariç diğer günler 11:00 – 19:00 saatleri arasında açıktır.

Kalem Dergisi: 6. Sayı

Mart 1, 2012 by  
Filed under Dergi & Fanzin, Edebiyat, Sanat

içindekiler….

kalem’den (2)

gidelim mi? / ayşegül özkan (3)

körebe / cemal salman (6)

mamak türküsü / engin sune (8)

son söz -elsa’dan aragon’a- / duygu yılmaz (12)

zehir / kemal akoğlu (14)

anneme ninni / semra çeçen (21)

korkuyu öldürmek: yağmurcuk kuşu’nda korkunun hâlleri / başak canpolat (22)

akarsu / erdem çolak (25)

trohafiler / gürol uçar (26)

is / gülşah bayram (31)

iyi hal / cem salih ün (32)

oyun zamanı: III. reich’ın korku ve sefaleti / semra çeçen (37)

ışık tarlaları / ferruh oğuz (42)

enstantaneler / adem öztürk (49)

: cinnet (the shining) / cemal salman (50)

çağrı / duygu yılmaz (56)

martılardan uzak / mümin can (57)

kara gölge / semrin şahin (58)

elzem’in gözyaşları / elif külah (62)

okyanus / eser yavuz (64)

cehennem / cengizhan genç (65)

çalınan yalnızlık / metehan taş (66)

söyleşi / gökçer ateş (71)

otopsi: büyük yolculuk / kemal akoğlu (74)

seçki:

sinema (ipek özkan, melissa pelin ay, ilay oruç) (78)

kitap (kezban ilter, gülşah bayram, sema bakır) (79)

“kalem” okurlarına mektup / temsilcilikler (80)

strong

Mavi Yeşil Dergisi: 74. Sayı

Mart 1, 2012 by  
Filed under Dergi & Fanzin, Duyurular, Edebiyat, Sanat

Mavi Yeşil dergisinin 13. yılında yeni yüzümüzle çıkmıştık karşınıza; yeni yaşımızı kutlarken Oğuz Atay’ın Demiryolu Hikâyecileri adlı öyküsündeki gibi: “Biz buradayız, siz nerdesiniz sevgili okuryazar?” diye sorduk. Sözümüzü haykırdığımız büyük boşluktan sesimizin yankısı değil, okuryazarımızın: “Seninleyiz Mavi Yeşil!” diyen sesi yükseldi. Okuryazarlarımıza çok teşekkür ediyoruz. dergileriyle ilgilenen uzak yakın dostlar, dergimizin yeni biçimini beğendi; sevindik elbette.

Zengin bir içerikle karşınıza çıktığımız 74. sayımızı yeni bir adla açıyoruz: Nurullah Ulutaş. Dergimize hayli uzak bir coğrafyadan ses veren Nurullah Ulutaş, dünya edebiyatın en büyük sorunsalını, intihar ve sanatçıyı, ele alıyor bu sayıda. İntihar ve yazar ikilisini somutlar nitelikteki yazısıyla Hasan Öztürk, Yazıya Adanan Bir Ömür’ü, Virginia Woolf’u, yirmi altı defterlik günlüklerinin yardımıyla tanıtmaya çalışıyor. , okurlarını çok sevindirecek türden bir yazıyla çıkıyor karşınıza; ekseninde günümüz izleyicilerini felsefe ve edebiyatı bilmeye davet eden bir yazı. Yazılarını merakla bekliyoruz. Maksut Yiğitbaş bu sayımızda, Eleştiri Uzamında Bir Hiciv Şairi adlı yazısıyla Arif Nihat Asya’nın şiirlerine eğiliyor. Gülnihal Keleş, iki yazarın öykülerinde tasavvufun derinliklerine dair ortak bir izlek arayışında. Esra Polat, Doğu ve Batı arasına sıkışmış bir zihnin başarılı bir çözümlemesini yapıyor. Bu ikililik her ne kadar trajik görünse de hiçbir medeniyet yok ki bizim gibi karşıtını kendinde barındırsın; belki farkına varır eleştirel bir bakış takınırız, ne dersiniz? Asuman Türüt, tam da sözünü ettiğimiz konuyla ilgili bir çalışma yapıyor bu sayıda: Tanzimat’la gelişen eleştirel oluşum ve uzamı. İrfan Polat ve İlker Aslan birer öyküsünü sunuyor beğeninize. Bu sayının şiirlerini; Sezgin Taş, Yiğit Tornacı, A. Uğur Olgar, Hızır İrfan Önder, Tan Doğan, Ömer Eski yazdılar.

 

74. sayının içindekiler:

Nurullah Ulutaş /Romanda Sanata Dönüşen Olgu: İntihar 
Sezgin Taş / Çöl Şarkısı
Yiğit Tornacı/Son Akşam Yemeği’nde Konuşulmayanlar
Hasan Öztürk/Yazıya Adanan Bir Ömür ve Suya Atılan Bir Beden: Virginia Woolf
Tan Doğan/Mâi ve Mâyi
Hakan Bilge/Nietzsche & Sinema
A.Uğur Olgar /Bir Bakmışız
Maksut Yiğitbaş/Eleştiri Uzamında Bir Hiciv Şairi: Arif Nihat Asya
Hızır İrfan Önder/Şiirler de Ölür
Gülnihal Keleş/Sır’lı Bir Yürüyüşün Uzandığı Acı Deniz
Esra Polat/Doğu ve Batı Arasında Sıkışmış Dünyalar
Asuman Türüt/Arayışlar Dönemi’nin İlk Yıllarına Genel Bakış
İrfan Polat/Şilbalba
İlker Aslan/Acaba Nasıl?
Ömer Eski/Bozuk Gözleri Dünya’nın

Sezgin Taş

bilgi@maviyesildergisi.com
www.maviyesildergisi.com