Keşan Belediyesi 4. Ulusal Fotoğraf Yarışması

KEŞAN BELEDİYESİ 4.ULUSAL “Keşan’da Tarım ve Tarım İnsanı” KONULU FOTOĞRAF YARIŞMASI YÖNETMELİĞİ

AMAÇ: Sanatın hemen her dalına katkı sağlamayı ilke edinen belediyemiz, fotoğraf sanatına katkı sağlamak, yöre halkımıza fotoğraf sanatını tanıtmak ve sevdirmek amacıyla bu yarısmayı düzenlemistir.

KONU: Keşan yaşamında önemli yeri olan Tarıma Dayalı Ekonomisini ortaya çıkartmak, Fotoğraf sanatının estetik bakışıyla, toprağa bağlı çalışan insanlarımızın emeklerini, ürünlerini görüntülemek, çalışmalarını tespit etmek. Ürünlerin (pirinç, buğday, arpa, ayçiçeği, üzüm, sebzeler) ekim, dikim, yetiştirme, hasat, harman gibi aşamalardaki çalışmaları ve ürünleri, tarlada, harman yerinde, serada, bağda, bahçede, sofrada, depoda, ambarda görüntüleyerek tarımsal faaliyetlere, mahsullere dikkat çekmek ve önemini vurgulamak. 

Ayrıntılı bilgi ve yarışma şartnamesi için tıklayınız.

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Cebimdeki Suretler

311artworks 1 Kasım- 19 Kasım 2011 tarihleri arasında Şener Sonuşen’in “Cebimdeki Suretler” isimli fotoğraf sergisine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor…

Şener Sonuşen, 1967 yılında İstanbul’da doğdu. Fotoğrafa ve yönetmenliğe ilgi duymaya başladığı Kabataş Erkek Lisesi’nden 1984 yılında mezun oldu. 1989 yılında Anadolu Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünü bitirdi.

Yapımcı olarak çalıştığı 5 yılın ardından, 1996 yılından itibaren kariyerine yönetmen olarak devam etmekte, ulusal ve uluslararası bir çok markaya reklam filmleri çekmektedir.

Şener Sonuşen, cep telefonunda, telefon numarası kayıtlı kişilerden yola çıkarak hazırladığı sergisinde, yönetmen bakışıyla bizi yakalıyor.  Bireyi sadece bir telefon numarası olmaktan uzaklaşarak,  daha görsel birer süreçte tekrar yorumluyor. Kimi zaman olduğu gibi, kimi zaman da kendi zihninde yarattığı surete uygun bir kompozisyon içerisinde görselleştiriyor.


311artworks

www.311artworks.com

Sergi adı (Türkçe ve İngilizce): Cebimdeki Suretler / Mobile Faces

Sergi karma veya kişisel bilgisi:Kişisel serge

Sanatçı ismi:Şener Sonuşen

Sergi tarihleri: 01.11.2011-19.11.2011

Açık olduğumuz gün ve saatler / internet adresi / telefon numarası: Salı-Cuma 11:00-18:00, C.tesi 14:00-18:00 / www.311artworks.com / 0(212)2431514 

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Duduk Profesörü Gevorg Dabaghyan 27 Ekim’de CRR’de!

Türkiye’nin “mey”i

Azerbaycan’ın “balaban”ı

Kafkasların hüzünlü sesi “duduk”

Günümüzün en iyi çağdaş dudukçularından Gevorg Dabaghyan, 27 Ekim’de, Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda müzikseverlerle buluşacak. İnsan sesine benzeyen çok güzel ve duygulu tınısı olan geleneksel Ermeni enstrümanı dudukun en özel ezgilerinin seslendirileceği konserde Dabaghyan’a, Ermenistan etnik sazlarının üstatlarından oluşan bir grup eşlik edecek. 

1965 yılında Ermenistan’ın Erivan şehrinde dünyaya geldi. 1990’da “Doğunun En İyi Enstrümanları” yarışmasının Duşanbe ayağını kazanan Dabaghyan, 1992 yılında Erivan Devlet Konservatuarı’nda yüksek lisansını tamamladı. 1992’de Erivan’da Sayat-Nova ödülü aldı. 1995’de Celestial Harmonies’den çıkan albümü uluslararası “INDI” ödülüne layık görüldü. Gevorg Dabaghyan’ın repertuarı geleneksel halk şarkılarının, Ermeni ozanlarının bestelerinin, dini şarkıların ve çağdaş bestecilerin şarkılarının derlemesinden oluşuyor.

Yo-Yo Ma ile İpek Yolu Yolcusu

Dabaghyan, Yuri Bashmet, Yo-Yo Ma, saksafon üstadı J. Garbarek, kemancı Gidon Kremer, Atlas Ensemble, Xenia Ensemble gibi günümüzün büyük sanatçılarının projelerinde duduk çaldı. Ermenistan, İtalya, Amerika Birleşik Devletleri, Gürcistan, Belçika, Hollanda, Almanya, Finlandiya, Rusya, Macaristan, Ukrayna, Özbekistan, İran, Lübnan, Norveç, Fransa, İsviçre, Polonya, Kanada, Birleşik Arap Emirllikleri ve Litvanya’da konserler veren Gevorg Dabaghyan, 2001 yılından beri Yo-Yo Ma’nın “The Silk Road” projesinde duduk çalmaya devam ediyor. Birçok film müziği albümünde yer alan Dabaghyan, Atom Egoyan’ın “Ararat” ve Paolo e Vittorio Taviani’nin “La Masseria Delle Allodole” filmlerinde de müzikleriyle yer aldı. Gevorg Dabaghyan 2005’den bu yana Erivan Devlet Konservatuarı’nda duduk profesörü olarak genç dudukçuları eğitmeye devam etmektedir. Gevorg Dabaghyan’ın müzik direktörlüğündeki “Dabaghyan Ensemble”ın repertuarı Ermeni halk ezgilerinden, aşık şarkılarından ve Ermenistan’ın önemli bestecilerinin eserlerinden oluşmaktadır.

30.00 - 25.00 - 20.00 - 15.00 TL olan konser biletleri CRR Konser Salonu Gişesi ve Biletix’te!

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Santralistanbul Çocuk ve Genç Kış Atölyeleri 29 Ekim’de Başlıyor!

Çocuk, genç ve aileler santralistanbul’da her zaman keşfedecekleri bir şeyler bulur!

Merak ve heyecanınızı besleyen, birikim ve paylaşımlarınızı artıran Kış Atölyeleri için kültür, sanat, eğitim ve eğlence merkezi olan santralistanbul’da buluşuyoruz.

29 Ekim 2011 – 15 Ocak 2012

santralistanbul’un içeriği ve mimarisine paralel olarak geliştirilen santralistanbul’a özgün atölyelerde, çocuklar keşfediyor, yaratıyor ve yeni deneyimler kazanıyorlar. Gençler, heyecan duydukları veya hiç bilmedikleri bir konuda kendilerini geliştiriyor, ilham alıyor, birikim ediniyor ve sosyal becerilerini geliştiriyorlar. Ebeveynler ise isterlerse çocuklarıyla beraber atölyelere katılıyor veya sadece santralistanbul’un sunduğu birbirinden farklı içeriklerin tadını çıkarıyor…

Çocuk Atölyeleri

“Bilim”, “sanat”, “teknoloji” temaları altında 31 ayrı başlık ve 70’in üzerinde atölyeyle gerçekleşen programa, bu dönem yepyeni bir tema eklendi; “ekoloji”.

Bu kış, çocuklar elektrik santralları kuruyor, kendi yaptıkları elektrik devrelerinden oluşan bilmeceleri çözüyor, gürültücü robotlar tasarlayıp üretiyor, ışık ve gölgeler ile bir yaratım süreci yaşıyor, kendi kameralarını üretiyor, yılbaşı çikolatalarını yapıyor ve Picasso’yu keşfediyorlar.

Genç Atölyeleri

Gençler, ilham alacakları, heyecanlanacakları atölyelerde buluşuyor. “Dijital Fotoğraf”, “Bilgisayarla Müzik”, “Çizgi Roman” ve “Hikaye Fotoğrafçılığı” atölyelerden sadece birkaçı.

Aile Atölyeleri

Çocukları ile birlikte öğrenme, eğlenme, paylaşma ve üretme fırsatını yakalamak isteyen aileler, “bilim”, “sanat”, “teknoloji” ve “ekoloji” temaları altında yer alan bazı “Aile Atölyeleri”ne çocuklarıyla beraber katılma imkanını buluyorlar.

Yaratıcı, keyifli, yeni deneyim ve birikimler kazanmaya yönelik zamanını değerlendirmek isteyen çocuk, genç ve aileler, hafta sonlarında santralistanbul’un benzersiz ortamında buluşuyorlar.

ASKIDA ATÖLYE

Askıda Atölye’ye yapacağınız her katkı, bu atölyelere maddi sebepler nedeni ile katılamayan çocukların/gençlerin bu etkinliklerden yararlanmasını sağlıyor. santralistanbul sizi, kendiniz, çocuğunuz ya da kurumunuz adına askıya atölyeler asmaya davet ediyor.

Çocuk ve Genç Kış Atölyeleri (29 Ekim 2011 – 15 Ocak 2012) hakkında detaylı bilgi ve katılım için:

0212 311 78 35

0212 311 77 03

info@santralatolye.com                                                                                                                www.santralatolye.com

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

Tarihi Yapılardan 4 Bin Yılllık Deprem Dersi!

Ekim 25, 2011 by  
Filed under Duyurular, Mimarlık, Sanat

Tarihi yapılardaki şaşırtıcı deprem uygulaması

Anadolu yapı medeniyetini araştıran arkeologlar, binlerce yıldır ayakta kalan tarihi yapıların temellerinde deprem sönümleme sistemlerinin uygulandığını belirledi.

İlk uygulaması M.Ö. 1900′lü yıllara dayanan ve uygulandığı yapıların geçmişten bugüne hala ayakta kaldığı deprem izolatör sistemi ”Orthostat”, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. yayınları arasında yer alan 1453 İstanbul Kültür ve Sanat Dergisi’nin 11. sayısında tüm yönleriyle ele alındı.

Jeoloji uzmanı Ali Bayraktar tarafından kaleme alınan ”Tarihi Yapı Temellerinde Uygulanan Deprem Sönümleme Sistemleri” başlıklı yazıda, Kâbe, Augustus Tapınağı, Ayasofya ve Süleymaniye Camisi’nin temellerinde de aynı sistemin kullanıldığı belirtiliyor.

Yazıda, Anadolu yapı medeniyetlerini araştıran arkeologların araştırmaları çerçevesinde, ”tarihi yapılarda, taşıyıcı beden duvarlarının altına isabet eden temel duvar kısımların tabaka tabaka, harç kullanılmadan kırık taşlarla örüldüğünü, böylelikle tabandan gelen deprem yüklerinin, yapının üst katmanlarına geçmesine engel olan sisteminin keşfedildiğini” belirledikleri kaydedildi.

Arkeologların ”Orhostat Taş Döşeği Sistemi” adını verdikleri bu uygulamanın görüldüğü yapılar arasında Kâbe, Agustus Tapınağı, Ayasofya ve Süleymaniye Camisi’nin de yer aldığı ifade edildi.

Sistemin ilkleri ve çalışması

Yazıda, sistemin ilke ve çalışması ile ilgili şu bilgilere yer verildi:
  ”Temel tabakası sağlam zeminden itibaren kırık taşlarla tabaka tabaka örülen sistem yer üstüne çıkınca, ‘düzleme tabakası’ ile sonlandırılmış. Temelde kullanılan taşlarla mukayese dahi edilemeyecek büyüklükteki taşlarla yapı beden duvarlarına taban teşkil edilmekte. Bu tabakada kullanılan taşlar 1,50 metre genişliğinde 1,80–2,00 metre yüksekliğinde 3,0 metre ile 5,0 metre boyunda. Bu büyüklükteki taşlar, kırık taşlarla örülen temel tabanının üstüne yerleştirilir. Kırık taş taban 10–20 santimetre büyük taşlardan dışarı taşmakta. Taş döşeğin teşkili için büyük taşlar yerine yerleştirildikten sonra alt boşlukları kırık taşlar ile sıkıca doldurulmakta. Bu tabakanın altında enine, boyuna ve dikine hiçbir bağlantı yapılmamaktadır. Bu tabaka tam bir yatay derz oluşturmaktadır.”

Hazreti İbrahim’in ateşe atılma hikâyesinin de ele alındığı yazıda, ateşin ortasına açılan su kuyusundan yükselen buharla ateşin sönmesi ve Hazreti İbrahim’in kurtuluşu bilimsel olarak anlatıldı.

Kendisi için hazırlanan devasa ateşten kurtulan Hazreti İbrahim gördüğü rüya üzerine Mekke’ye yola çıkar. Düşünde bildirilen su kuyusunun üstü açılır ve böylece Kâbe’nin ilk yapılan temel taşlarına ulaşılır. Hazreti İbrahim kırık taşlardan oluşturduğu temelle bugün bile kullanılan Allah’ın ilk mabedini yapar.

Hazreti İbrahim’in yapı sanatının Anadolu’da 500 yıl tüm deprem bölgelerinde uygulandıktan sonra unutulduğu ifade edilen yazıda, bu döneme ait hiçbir yapının günümüze kadar ulaşamamış olmasını arkeologların bu asırları Anadolu mimarlık tarihinin kara yılları olarak nitelendirdikleri ifade edildi.

M.Ö 900 yılında bu sistemin yeniden bulunduğu ve tüm deprem bölgelerinde tekrar uygulanmasıyla mimarlık tarihinin tekrar yazıldığı kaydedilen yazıda, bu tekniğin en bilinen ve görülen uygulamasının İstanbul Sultan Ahmet Meydanı’ndaki Dikili Taş’ın temeli olduğu, M.S. 390 yılında dikildiği bilinen tek parça granit taşın, İstanbul’un önemli depremlerinde bile yerinden santim oynamadığı vurgulandı.


Anadolu yapı mühendisliğinin temelini oluşturan ve Osmanlı yapı standartlarına şekil veren bu keşfin Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması ile unutulduğu belirtilen yazıda, modern deprem yapı mühendisliğinin eskinin buluşlarından ve tecrübelerinden yoksun, tarihi geçmişi olmayan bir bilim olarak yürütüldüğü görüşüne yer verildi.

İlk uygulaması M.Ö. 1900’lü yıllara dayanan ve uygulandığı yapılar geçmişten bugüne hala ayakta kalan deprem izolatör sistemi “Orthostat” 1453 İstanbul Kültür ve Sanat Dergisi’nin11. sayısında tüm yönleriyle ele alındı. Jeoloji uzmanı Ali Bayraktar tarafından kaleme alınan yazıda Kabe’nin, Augustus Tapınağı’nın, Ayasofya’nın ve Süleymaniye Camii’nin temellerinde de aynı sistemin kullanıldığı belirtiliyor.

SanatLog Haber

www.sanatlog.com

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »