Tarihi Yapılardan 4 Bin Yılllık Deprem Dersi!

Ekim 25, 2011 by  
Filed under Duyurular, Mimarlık, Sanat

Tarihi yapılardaki şaşırtıcı deprem uygulaması

Anadolu yapı medeniyetini araştıran arkeologlar, binlerce yıldır ayakta kalan tarihi yapıların temellerinde deprem sönümleme sistemlerinin uygulandığını belirledi.

İlk uygulaması M.Ö. 1900′lü yıllara dayanan ve uygulandığı yapıların geçmişten bugüne hala ayakta kaldığı deprem izolatör sistemi ”Orthostat”, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. yayınları arasında yer alan 1453 İstanbul Kültür ve Dergisi’nin 11. sayısında tüm yönleriyle ele alındı.

Jeoloji uzmanı Ali Bayraktar tarafından kaleme alınan ”Tarihi Yapı Temellerinde Uygulanan Deprem Sönümleme Sistemleri” başlıklı yazıda, Kâbe, Augustus Tapınağı, Ayasofya ve Süleymaniye Camisi’nin temellerinde de aynı sistemin kullanıldığı belirtiliyor.

Yazıda, Anadolu yapı medeniyetlerini araştıran arkeologların araştırmaları çerçevesinde, ”tarihi yapılarda, taşıyıcı beden duvarlarının altına isabet eden temel duvar kısımların tabaka tabaka, harç kullanılmadan kırık taşlarla örüldüğünü, böylelikle tabandan gelen deprem yüklerinin, yapının üst katmanlarına geçmesine engel olan sisteminin keşfedildiğini” belirledikleri kaydedildi.

Arkeologların ”Orhostat Taş Döşeği Sistemi” adını verdikleri bu uygulamanın görüldüğü yapılar arasında Kâbe, Agustus Tapınağı, Ayasofya ve Süleymaniye Camisi’nin de yer aldığı ifade edildi.

Sistemin ilkleri ve çalışması

Yazıda, sistemin ilke ve çalışması ile ilgili şu bilgilere yer verildi:
  ”Temel tabakası sağlam zeminden itibaren kırık taşlarla tabaka tabaka örülen sistem yer üstüne çıkınca, ‘düzleme tabakası’ ile sonlandırılmış. Temelde kullanılan taşlarla mukayese dahi edilemeyecek büyüklükteki taşlarla yapı beden duvarlarına taban teşkil edilmekte. Bu tabakada kullanılan taşlar 1,50 metre genişliğinde 1,80–2,00 metre yüksekliğinde 3,0 metre ile 5,0 metre boyunda. Bu büyüklükteki taşlar, kırık taşlarla örülen temel tabanının üstüne yerleştirilir. Kırık taş taban 10–20 santimetre büyük taşlardan dışarı taşmakta. Taş döşeğin teşkili için büyük taşlar yerine yerleştirildikten sonra alt boşlukları kırık taşlar ile sıkıca doldurulmakta. Bu tabakanın altında enine, boyuna ve dikine hiçbir bağlantı yapılmamaktadır. Bu tabaka tam bir yatay derz oluşturmaktadır.”

Hazreti İbrahim’in ateşe atılma hikâyesinin de ele alındığı yazıda, ateşin ortasına açılan su kuyusundan yükselen buharla ateşin sönmesi ve Hazreti İbrahim’in kurtuluşu bilimsel olarak anlatıldı.

Kendisi için hazırlanan devasa ateşten kurtulan Hazreti İbrahim gördüğü rüya üzerine Mekke’ye yola çıkar. Düşünde bildirilen su kuyusunun üstü açılır ve böylece Kâbe’nin ilk yapılan temel taşlarına ulaşılır. Hazreti İbrahim kırık taşlardan oluşturduğu temelle bugün bile kullanılan Allah’ın ilk mabedini yapar.

Hazreti İbrahim’in yapı sanatının Anadolu’da 500 yıl tüm deprem bölgelerinde uygulandıktan sonra unutulduğu ifade edilen yazıda, bu döneme ait hiçbir yapının günümüze kadar ulaşamamış olmasını arkeologların bu asırları Anadolu tarihinin kara yılları olarak nitelendirdikleri ifade edildi.

M.Ö 900 yılında bu sistemin yeniden bulunduğu ve tüm deprem bölgelerinde tekrar uygulanmasıyla mimarlık tarihinin tekrar yazıldığı kaydedilen yazıda, bu tekniğin en bilinen ve görülen uygulamasının İstanbul Sultan Ahmet Meydanı’ndaki Dikili Taş’ın temeli olduğu, M.S. 390 yılında dikildiği bilinen tek parça granit taşın, İstanbul’un önemli depremlerinde bile yerinden santim oynamadığı vurgulandı.


Anadolu yapı mühendisliğinin temelini oluşturan ve Osmanlı yapı standartlarına şekil veren bu keşfin Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması ile unutulduğu belirtilen yazıda, modern deprem yapı mühendisliğinin eskinin buluşlarından ve tecrübelerinden yoksun, tarihi geçmişi olmayan bir bilim olarak yürütüldüğü görüşüne yer verildi.

İlk uygulaması M.Ö. 1900’lü yıllara dayanan ve uygulandığı yapılar geçmişten bugüne hala ayakta kalan deprem izolatör sistemi “Orthostat” 1453 İstanbul Kültür ve Sanat Dergisi’nin11. sayısında tüm yönleriyle ele alındı. Jeoloji uzmanı Ali Bayraktar tarafından kaleme alınan yazıda Kabe’nin, Augustus Tapınağı’nın, Ayasofya’nın ve Süleymaniye Camii’nin temellerinde de aynı sistemin kullanıldığı belirtiliyor.

www.sanatlog.com

Yörüngeden Çıkan Öyküler

Türkiye Bilişim Derneği’nin yarışmasında son beş yılda ödül kazanan öyküler, görselliğiyle öne çıkan bir kitapta derlendi…  

1998′den bu yana Türkiye Bilişim Derneği tarafından düzenlenmekte olan Bilimkurgu Öyküleri Yarışması, bu popüler ve dinamik kulvarda çok sayıda eser verilmesini sağlıyor. Geride bıraktığımız beş yıl içinde yarışmada ödül kazanmış öyküler, ilüstrasyonlarla zenginleşen kaliteli bir kitapta buluştu. Yörüngeden Çıkanlar isimli kitap, edebiyatın çekim gücüne kapılarak ‘yörüngeden çıkan’ yaratıcı zihinleri bir araya getiriyor. Kırık bir klavye üzerindeki gizemli uzay kazazedelerine odaklanan kapak resmi, bu anlayışın bir alegorisi gibi…

Prof. Dr. Turhan Menteş’in ‘Yarınları Öykülerle Keşfetmek’ başlıklı önsözüyle açılan kitap, toplam 19 öykü içeriyor.

Eserleriyle derlemede yer alan yazarlar, Ahmet Ferhat Özkan, Ali Öztürk, Barış Çağatay Çakıroğlu, Bilsen Balcı, Ethem Alpaydın, Feraye Şahin, Melsen Tunca İşeri, Mert Yanıkoğlu, Mustafa Acungil, Murat Mıhçıoğlu, Nursel Güler, Orkun Uçar, Selin Arapkirli, Serdar Hamdi Semiz, Sinan İpek, Taylan Taftaf, Umut Güzel ve Yiğit Kocagöz. 

www.sanatlog.com

E-Kitap 2011 Konferansı Gerçekleştiriliyor…

Ekim 25, 2011 by  
Filed under Duyurular, Sanat

nereye koşuyor?

“E-KİTAP 2011”: “Bütünden Parçaya Yeni Felsefeler Yeni Sektörler” adlı konferans gerçekleştiriliyor. 26 Ekim 2011 Çarşamba günü (saat: 13.00-15.00), Sultanahmet’te bulunan Marmara Üniversitesi Rektörlük Binası Ord. Prof. Dr. Nihad Sayar Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek konferansta, bugünlerde sıkça duyduğumuz e-kitaplar konusundaki gelişmeler değerlendirilerek, Türkiye’deki e- yayıncılığının topluma, sektöre ve kütüphanelere olan yansımaları ele alınacak.

Dünya’daki eğilimlere paralel olarak Türkiye’de de bir sektör haline dönüşen e-kitaplar konusundaki gelişmeler, ülkemizdeki uygulamalar ve konuyla ilgili firmaların çalışmalarının ele alınacağı konferans; Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şubesi, Selekt Bilgisayar(Reeder), Marmara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü ve Marmara Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı’nın işbirliğiyle düzenleniyor.

Konferansta, e-kitap dünyasındaki son gelişmeler, e-kitapların yarattığı çeşitli sektörler ve olanaklar ile bu konuda Türkiye’de faaliyet gösteren firmaların çözümleri değerlendirilecek. Bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek konferansta, sektörel gelişmelerin yanı sıra, e-kitapların kütüphanelerdeki uygulamalarına yönelik sunumlar da yer alacak.

PROGRAM
26 Ekim 2011 Çarşamba Saat: 13.00-15.00
I. OTURUM: E-KİTABIN YARATTIĞI SEKTÖRLER 
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Hamza KANDUR, Marmara Üniversitesi

Konuşmacılar:
Adnan KURT, Altkitap
Ayşegül SAKARYA, Businessweek-Türkiye
Kenan KOCATÜRK, Türkiye Yayıncılar Birliği
Dr. Mehmet İNHAN, EBİ, İdefix
Uygar SARAL, Reeder, Selekt Bilgisayar
15.00-15.15 - ARA
15.15-17.00

II.OTURUM: Kütüphanelerde Mobil Kitap ve E-Kitap Uygulamalarının Geleceği
Oturum Başkanı: Doç. Dr. Tuba KARATEPE, Marmara Üniversitesi
Konuşmacılar:
Kıvanç ÇINAR, Overdrive-Türkiye
Serap ÖZYURT, FMV Işık Okulları
Serdar KATİPOĞLU, HiperLink, HiperKitap

Konferansa isteyen herkes aşağıdaki adreste bulunan kayıt formunu doldurarak ücretsiz olarak katılabilecek.

http://www.istanbulkutuphaneci.org/E-Kitap/kayit

Konferans Adresi :
Marmara Üniversitesi Rektörlük Binası Ord. Prof. Dr. Nihad Sayar Konferans Salonu
Sultanahmet – Fatih / İSTANBUL

Bilgi ve iletişim için : Mehmet Manyas 0530 640 47 71
e-posta: bilgi@istanbulkutuphaneci.org

www.sanatlog.com

Oda Müziği Konserleri Başlıyor…

’nde “ Konserleri” başlıyor…

, yönetmenliğini Kemal Küçük’ün yaptığı, klasik müziğin özü olarak kabul edilen düzenlemeye başlıyor. Aylık olarak devam edecek konserlerde, genç ve yetenekli solistlerin oluşturduğu oda müziği gruplarına yer veriliyor ve ilk 27 Ekim Perşembe günü saat 20:30′da Türkiye’nin ilk bakır nefesli beşlisi Golden Horn Brass Quintet grubu ile gerçekleşiyor.

Golden Horn Brass Quintet klasik, caz, pop, Anadolu ezgileriyle kendi üsluplarını birleştiriyor. 2004′te Begüm (Gökmen) Azimzade tarafından kurulan grup, 2 trompet, korno, trombon ve tuba enstrümanlarından oluşuyor. Grubun sanatçıları Golden Horn Brass Quintet koserlerinin yanısıra, Bilkent Senfoni Orkestrası, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndaki görevlerine de devam ediyor.

Saat 20:30′da başlayacak öncesi müzikseverler Pera Café’de konser mönüsünün keyifini çıkarabilecekler.

Konserler müze giriş biletiyle izlenebilir.  

www.sanatlog.com